En çok Merak Edilenler

4 Mayıs 2025 Pazar

Onuncu Yılımız İçin

 ONUNCU YILIMIZ İÇİN;




Kafamdaki salıncak yarıklarım iyileşmemişti henüz ki…
Ben sana ÂŞIK oldum sevgilim,
Ne zaman AŞK ’ınla yandım, ne zaman gözlerine hapsoldum…
Çocukluğum…
Koca on yıl… …

Güzel bahçeli bir ilkokul,
Ve bizim evin penceresi,
Ömrümün en güzel iki köşesi…
Sokaktaki gülüşmeler ve kaçak kaçak bakışmalar…
Seni seyretmek!!!

Bakışlarında yeşerdim ben… ve o zaman dedim içimden…
…yine onunla kuruyacak…

Aklı cambaz, yanağı al…
Sesi çilek aroması... :)  birini sevdim.

Fikrimin ince gülüşü…
Gülüşün de hapsoldum.

Aklıma düşeceğin vakit hiç belli olmadı,
Uykuda... sokakta... kaldırım kenarında…
Seni düşünmek ne müthiş bir düş…  Seni sevmek ne güzel bir duruş…

Bana geleceğini bilemeden
Düşlerimde sevmek seni…

Meyveli bir yazdan sonra beyazı bol... Pembe düş’lü bir kışım oldu benim,
Sen nerdeydin bilmiyordum… kime gülerdin... neyi severdin... kime bakardın…
Ama benim... sohbetlerimdin... yediğim yemektin... okul sıramdın... konuştuğum yüzlerdin...
Her yerdeydin... beyazı bol... pembe düşlü o kışta.

Tebessüm oldun sevenin dudağında,
Koca bir kış…
Yapraklar gülüştü… Böcekler,  çiçeklere fısıldadı…
Âşık oldum ben.
Doğdum sessizce senin içinde.

Gözümden akan uyku değil anne!!!
O sevdam.

Gönlümde sana koca bir köşk hazırlamışım… Kendimden habersiz…
Yaz geldi, köşk kapılarını sana açtı…
Nice gülüşleri doldurup yüreğine geldin...

Baharım oldun benim…
Sonu hiç kışa bakmayan meyve kokulu yazım oldun...

Yaşama sevincim koydum adını…

Bitmeyen bayramların oldun…
Mor dağlarım çiçek açtı,  yeşile döndü…
Muhabbete hasret dilim bülbüle döndü…
İki masal kahramanı olduk biz.
İçimizde uçurtma uçuran çocuk heyecanıyla,

Ümidimiz vardı bizim…
İşte o sevdamıza sahip çıktı!

Sonra bir gün… Uçurtma kuyruğundaki renkleri değiştirdin.
Gözlerindeki çocuk anlamsız baktı… Biraz öldürmeye hevesli,
Bir sürü haller içinde kaldı halim.

Başımda... kaşımda... her yanımda sevdan vardı.
Sen gittiğin vakit o gitmedi.
Soğuk rüzgârlarda bıraktın beni,
Baharda gri bir kışı yaşadı duygularım.

Umut ağaçlarımın yaprakları düştü.
Bir dirhem umut kalmasa da bana
Belki yeşerir mor dağlarım diye,
Gözyaşlarım suladı.

Senden başka bir şey tütmedi gözlerimde
Ve çıkmadı kokun yüreğimden,
Ben, sen kokuyorum sevgilim…

Kısa sürdü ayrılıklarımız... Bayram olurdu bana çıkıp gelişlerin…
Ayrılık sonraları daha da coşkuluydu özlemin etkisiyle kavuşmalarımız…
Kupkuru bir çiçek gibi biraz suya özlemli gelirdin bana.
Yüzün çamurdaki ışığı aydınlatmasa kalamazdım, giderdim senden.
Gözlerinde o çocuk oturuyorken gidemedim…

Söz geçiremedim gönlüme,
Korkmadım, gittim. Götürdüğün bilinmezliğe,
Bir hüzün nehrinin kıyısına vardık.
Sen kalktın gittin… Gözlerinde gitti sonra…
Beni gözlerinde sürgün ettin.
İri gagalı yalnızlıklara mahkûm ettin.

Kimler okşadı güzel ellerini...
Ellerin... O son kederli bakışın…

Kimim kimsemdi benim senin gözlerin
Gidecek yerim olmadı hiç gözlerinden başka,

Derin yaralarım var benim senden ötürü... Benimle kanayan.
Deli gibi sevsen de yollar ayrılır dediler…
Kabuk bağlar dediler…
Sen hep kanadın... İyileşmeyen yaram oldun...
Acıdan nefes alamadım…
Aldığım nefes de sendin zaten…

Selvi boylum…
Sevdiğim… Sarılmak sana…

İçimdeki yokluğunu,
Ümidin beyazı süsledi.
Ümidin izleri yaşamım oldu, coşkum oldu, sevgim oldu... esti içimde…
Küçüktük…
Esti rüzgârlar… Fırtınalara dönüştü…
Uçurtma uçuran çocuksu heyecanlarım bitti.
Bayat bayram şekeri kederiyle baktım herkese…

Küllerin yaktı bağrımı.
Vazgeçilir gibi olmadın hiç...
Haydi, gel yalnızlığım, kimsesizliğim, kimsem olurken her şeye dönüşenim…
Bilmem teninden başka bir kokuyu,
Efkârım…

Bir avuç sevinç aldın avuçlarına… Bıraktın ellerimin arasına…
Bir yaz günü değildi, şimdiki… Karlı soğuklar gelmişti daha yeni…
Aylardan Ekim…

Sen kuyruğunda renklerin dansını yapan bir uçurtmayla…
Yeni iklimlere kanat açtırdın.
Aşkın bana kanatlar verdi,
Sözlerimizde suların yalınlığı…
Kavuşmalıydık iki ırmak gibi çağıldayarak…

Beni kaçırdın yine benden sevgilim,
Kendime yenildiğimsin sen benim
Bozduğum kurallarım,
Gençliğim…

Usul usul sevdim ben seni…
Ezberledim yüzünün her çehresini,


Ve bu aşk senin kadar gerçek oldu.
Aşkımız kalbimizde, yangın tenimizdeydi,
Yasakları deldik biz birlikte.
Bütün kırmızı ışıklarda geçtik…
Bedenimiz sevenimizin garantisinde.
Ellerimi tuttun, mevsimler yeniden bahar oldu…

Yine bir gün gözlerin,  uzaklara daldı… Gözlerindeki çocuk ağlamaklı baktı…
Yandı yüreğim çok derinden can asker…
‘Vatan bekliyor’,  ‘bekle’ dedin. Kokunu boynuma doladın… gittin… askerim…
İçim yandı… Yönsüz yolsuz kanat çırptım…
‘Ümidimiz muradına erecek’…  ‘döneceğim mutlaka’… ‘sabret’ dedin.
Sabrım oldun…
Geceleri nöbet tuttum,
Gündüzleri eğitime geldim,
Emre itaat ettim seninle,
Şaşkın… acemi,  durgun…

Aşk haykırmak oldu,
Sevgi ağlamak…
Aşk beklemek oldu,
Sevgi katlanmak…
Yüreğini, gözlerini ve de ellerini özledim…

Hiç farkında olmadan yüzüme işlendi hüznümüzün ince çizgileri…
Yolunu ne çok gözledim…
Hasret kaldığım… gurbetim…

Nasıl deli aşığım sana.
Sevmeye hüküm giydiğim…
Lahmacun kokulum… Askerim oldun…

‘Narin çiçeğim’ derdim sana.
Ben BöCeĞin,

‘N’olucak halimiz’ ile başlayan nice cümlelerimiz.
Nerdeydik aşkım, nerelere geldik böyle…
Yelkenlerimizi doldurup… Nereye gidiyoruz aşkım…
Kimlerle tanıştık…
Ve hangi yüzleri çıkardık hayatımızdan.
Çabuk mu büyüdük aşkım?
Vazgeçtiklerimiz… Vazgeçirdikleri…
Büyüdük biz birlikte sevdiğim.

Ne badireler atlattık.
Düştük kimi zaman, dizlerimizi kanattık ama her şeye rağmen birlikte kalktık!

Ahmet’im…
Hayatımın anlamı…

Aşkımız kötülüğü bencilliği boğdu;
‘BEN’ den çıkıp ‘BİZ’ e vardı.
Karanlığın üstüne güneş gibi doğduk kimi zaman,
Kimi zaman boğulduk karanlıkta…
Yine de kaybetmedik birbirimizi;
Ayırmadık hiç ellerimizi.
Seninle biz hep vardık… Hep varız…

Her şey değişti on yılda…
Sadece sevdan değişmedi sevdiğim.

Çok ağır bedeller ödedim… Sevdamız değerdi.

Seninle biz hala yan yanayız… Alışkanlık mıyız?
Değiliz değil mi? Sevgilim…
Bir çocuk gülüyor kalbimde,
Biz çok… ÂŞIK iki masal kahramanıyız.



Bazen anlaşılır olmadık…
Gökyüzünden yıldızlar tek tek düştü,
Renkler birbirine karıştı,
Dağıldı tüm resimdekiler…

Mecnunum…
Ben, Leyla’n

Sana öyle hayranım ki…
Bütün renkleri ayırabilirim birbirinden,
Gökyüzüne gönderirim yeniden yıldızları…
Hiçbir yüz güzel olmadı senin yüzünden,
Bu resim ikimizin sevdiğim.
Ve bu resim bir tek sana yakıştı… Sevdiğim…

Emeğimsin sen benim…
Ellerin.. avuçların… avuçlarım…

Derdimin dermanı sensin… Efendim… Beyim…
İçime sindirdiğim…

Hayal ettik evimizin, yuvamızın haritasını,
Dindirdik yıllar süren ayrılıklarımızın acısını…
Bütünleştik her yönden…
Yaşadık sevinçlerimizi içimizden geldiğince.

Büyüdük… Kıskançlığım oldun…
Dudağımdaki ıslak öpücük oldun…
Kadınlığım…

Tutkumsun…
Ne zaman tutuldum ben sana?

Sana tutulduğumun üzerinden çok zaman geçti,
Hiç eskimeyen, hiç eksilmeyen bir sevgin var içimde…
Sana on yıldır… İlk günkü heyecanla geldim…

Sevdikçe sevesim geliyor seni…
Niceydi gülüşün…
Öyle sınırsız… Öyle derin…
Yetmedi bunca yıl, sana doymaya…
Şefkatinle, Şiddetinle… Sevdamızın kavgası sürsün bir ömür.
Yaşlılığım…
Yaşanmışlığım ol.

Beni sev, koru ve sadık kal.
Bu dünyadaki cennetimsin sen benim.

Gözlerinde bir çocuk oturuyor…
Bir çocuk gülüyor kalbimde…

Uzak bir ışık yanar gözlerinde,
İşte ben orda kuruyacağım.

Seni ömrümün sonuna kadar seveceğim.

Nice Senelere,
Nefesim,

29.10.2007
10. yılımıza kucak açarken…

31 Aralık 2024 Salı

Açık Mektup

 Merhaba Herkese,

Aralık ayında sayfamı ziyaret eden sayısı bir hayli artmış (435 kişi :)), malum sebeplerden herkes girip Füsun ne yapıyor ona bakmak istemiş sanırım.

Artık bilmiyorum bunun sebebi kaos ile mi beslenmek, merak mı? ya da başka şey mi?

Bilemiyorum Altan?!!!!!

Haa birde dört gözle nişanı basmamı beklemişsiniz!!! Siz çok komiksiniz. :) Hakikaten...

Şaşırmak bile gelmiyor içimden artık.. 

Bu sayfaya bu son yazımdır. 

Madem bu kadar merak eden var, bu cümlelerimde burada asılı kalsın.

Herkes ne düşünüyor, ne görüyor, bilmiyorum .. açıkçası bilmek de istemiyorum.

Ne anlatırsan anlat günün sonunda herkes canı nerden konuyu almak isterse oradan alıyor, nasıl bakmak isterse  öyle bakıyor.

Ama birde gerçekler var. Benim gerçeklerim. 

Bazılarının sapıtarak, çarpıtarak el alem denilen cemi cümleye gösterdiği şeyler var.

Çok net oldum her zaman, herkese...

Yalan hep sevimsizdi... ve ben söylemeyi hiç beceremedim.

Boşanma yazımda da değinmiştim ama daha açık bi şekilde deklere etmeye çalışacağım.

Ben 12 yaşımda bir çocuk iken, bir çocuğa AŞIK oldum. Sevdim... 

Herşeyim yaptım onu, kendimden çok sevdim..

Kocam oldu... Kocam'ı çok sevdim.. Nefesim dedim.  Masum bir şekilde birbirini seven çiftimiz evlendi, çoluk çocuğa karıştı.. Masum, saf bir sevgi vardı. 

Ahmet, benim bir hücrem gibiydi... Bedenimden bir parçaydı... Benden ayrı asla düşünmedim onu...

Sonra yüce rabbim, bizi bir sınava tabi tuttu. Çünkü herkes sınav için gönderilmişti.

'Rabbim kimseyi çok sevme alırım senden demişti.'

Herkesin bu hayatta katlandığı, bambaşka sınavları var. Herkes kendi sınavından sorumlu, kimi sınavını veriyor kimi altında kalıp eziliyor. 

BEN ALDATILDIM.

İlk sene bunu kendime bile itiraf etmeye zorlandım. Çok utandım. Utanması gereken ben değilken.

 O kadar utandım ki size anlatmak için kelimelerim yetersiz kalır. Kimselere diyemedim.

 Eğer Ahmet'i affetmeyi başarabilirsem, kimse ona o gözle baksın istemedim. 

Yani yine kendimden öne koydum KOCAM'I. 

3 Aylık HAMİLEYDİM. Yaşadıklarımı hatırladıkça, etlerim sızlıyor. Ruhum yanıyor yeniden her seferinde..

Bu evlilik içerisinde 4 yıl kaldım. Ahmet'e boşanalım diye yalvardım. YALVARMAK... bu ne demek biliyor muusnuz? Hayır! dedi. her seferinde... 

Fakat o 4 senenin sonunda hala onunla görüştüğünü net bir şekilde Allah bana gösterdi. 

Artık benim o evlilikte kalmam mümkün değildi. 

Evet ben Ahmet'i çok seviyordum, evet benim geçmiş hayatım ondan ibaretti... evet .. evet.. evet'ler içimde hiç bitmiyordu... koca 23 yıl ... 

Ama ben.... ben de vardım... ve ben olmasam 2 çocuğuma anne olabilecek biri yok. 

kendimi kaybetmeye başlamıştım, kendimi kaybetmem demek hem bana haksızlık.. hem de çocuklarıma...

her kadın gibi yuvayı dişi kuş yapar... erkekler hata yapar vs vs... 4 yıl katlandığım süreç.. benim için bitmişti. boşanmaya karar verdim. 

Sonra , o beni çok seven kocamın ailesi bana düşman oldu. Neden? biliyor musunuz? Boşandım diye...

'Ben kafamın dikine gitmişim. Boşanmayacak mışım. 15 yıl çekenler varmış, bende oturup çekecekmişim. 

Tapusu bendeymiş, onu asla bırakmamam lazımmış.. 

Gidermiş.. eninde sonunda bana gelirmiş miş miş.... bitmek bilmeyen cümleler...' 

'sonra boşandı şimdi görecek gününü ile başlayan diğerlerinin cümleleri.. nasıl yapacak, nasıl halledecek onca şeyi...'

sonra, halledince.. mutlu olunca ben... buna sinir olanlar ordusu..

Bir çok kadın aldatılıyor, biliyorum... ama çıkamıyor evliliğinden.. kendince sebepleri vardır elbet ama o kadınlar bile, ben çıkabildim bu evlilikten diye  sinir oldular bana...

ve hala oluyorlar... yazık...

Koca tarafım bu laflarım sizedir;

öyle iddialı oynadınız ki.. / bi an ihanet eden benim sandım.

Benim anne -  babamın evliliğinde babaannem yüzünden o kadar çok kavga edildi ki... 

Ben evlenirken şunu dedim kendime; Kocamın ailesini her zaman, her koşulda seveceğim.

Problemler olduğunda onları büyütmeyeceğim. Görmezden geleceğim.

ve bunu yaptım da herkesi evimde yedirdim, içirdim,  ağırladım.. Bir kötü lafımız yoktur birbirimize...

kahveler içtik.. 40 yıl hatırlar olması gerektiği yerde.. kimse NASILSIN? diye bile aramadı..

Nasılsın?

bu cümle bile kurulmadı.. Boşandığım gün koca sülalem tarafından kapı dışarı edildim.

Kayınpederime (Babama!!!) kira ödedim onun evinde oturduğum müddet sürecinde...

Herkes bana öfkeli, Sebep? Tazminat davası açmadım diye mi? kendime nafaka almadım diye mi? ikisini mesajları sunarak işsiz bırakmadım, tazminatsız bankadan kovdurmadım diye mi?

 Sadece boşandım.. 

Kocamı, beni aldattığı kadına teslim ettim ellerimle... Neden bana bu öfkeniz? Gülüyorum artık size,

Kadının kadına yaptığı şiddete çok yakından şahit oldum.. 

Herkesin kalbini allah biliyor, ben değil... Benim canımı yakmak için yaptığınız o hareketleriniz için iki dünyaya da hakkımı helal etmiyorum size. Dilerim ki canımı yaktığınız kadar yansın canınız ve hepinizin evladı var. !!!

Eski Kocam bu laflarım sanadır;

Seni nasıl çok sevdiğimi sen ve senin ruhun... biliyor...

Bunca yaptığını hak etmediğimi o vicdanın biliyor...

Hep beni sevdiğini söyledin... ben En Değerlin :)

Boşandıktan sonra da ayrılamadık ya biz bir süre... çok uzun bir süre, nasıl ayrılınır bilemedi ruhlarımız...

ama sonra;

Bana 'Doğuda yaşasaydık ikinizi de alsaydım keşke' dediğin gün bitti. (Eylül 2023)

Sen benim bırak evlendiğim adam olmayı, boşandığım adam bile değildin artık. 

Sana, temiz tuttuğum bir tarafımız var, burayı kirletme demiştim. Hatırlıyorsun. 

Çocuklarımız için yüz yüze bakacağız, bir araya geleceğiz. O günlerde sığınacak bir şeyim olsun istedim.

ama ona da izin vermedin.

Gerçekten beni seven arkadaşlarım buraya bunları yazmamı istemiyorlar, insanlara üzgün olduğunu gösterme diyorlar.

sevindirme onları diyorlar.

Ben öyle düşünmüyorum biliyor muusnuz? 

ister sevinin, ister üzülün!!! umurumda bile değil.

Ben bir Kadınım, Anneyim, Annemin kızıyım...

ve sonunda ben insanım. 

Ben ölmek isteyecek kadar, güçsüz kaldım, kimsesiz kaldım... Ölmek isteyecek kadar acı çektim.. Geceler boyu yandım... Ahmet , küllerimi bile defalarca yaktı..

size neyi nasıl anlatayım.....

ama geçti.... geçmez sandım bende... bu acım bitmez sandım... evet yaramın izi büyük.... evet sızlıyor....

Sızlamıyor desem , ,inanacak mısınız? Bir kere bu büyük yalan.

 23 yıllık bir hayat hikayesi bitmiş ve bişey olmadı mı demeliyim? acımadı kiiii mi? demeliyim :)

İnsanlar çok kötü görüyorum, biliyorum, ...

Bazı arkadaşlarım.. canımdan çok sevdiğim arkadaşlarım.

Ben sevmeye meyillliyim.. Ben yaşama gücümü buradan alıyorum....

Hayatımdan çıkan dostlarım... 

Ben şükürdeyim....

Ben sevmeyi ve sevilmeyi seçiyorum..

Ben yaşamayı ve çocuklarımı çok seviyorum. 

Ben kalabalığımı seviyorum, kardeşlerimi, gerçek beni anlayan dostlarımı...

Ben, bana sunulan  hayatı sevgiyle kucaklıyorum.

ve boşandığım için bir gün bile bana acaba dedirtmeyen eski kocam, şükürler olsun.

İyi ki kendimi seçtim. 

Yolun yoluma değmesin.

Benim yolum ışıklı....

Allah'ım.... Şükür Rabbim...

31.12.2024


23 Ağustos 2024 Cuma

Ahım durmaz vurur seni derinde

 Çektim ya sabır arkandan

Gık bile çıkamadı ki ağzımdanKimden yardım dilenir bilmemKurdum kendime uçurumda bir kentAğla ağla ağla öldümVuslatımı şeytanımı toprağa gömdümAğla ağla ağla doğdumYandım ama dünyaya turp gibi döndümDurma yürüsene üstüme bir andaGardım sağlamGüllerden tuğlaTuğla ördüm hepsini elimleEğilmez bükülmez senin kara büyünleEyvallahı saplıyo boğazımaAhım durmaz vurur seni derindeKimse bilmez ağrım nerdedirMerhem elimde sızısı içerdedirCümle alem tuzumu kuru sanırDöktüğüm her yaş yanıma kar kalırAğla ağla ağla öldümVuslatımı şeytanımı toprağa gömdümAğla ağla ağla doğdumYandım ama dünyaya turp gibi döndümDurma yürüsene üstüme bir andaGardım sağlamGüllerden tuğlaTuğla ördüm hepsini elimleEğilmez bükülmez senin kara büyünleEyvallahı saplıyo boğazımaAhım durmaz vurur seni derindeDurma yürüsene üstüme bir andaGardım sağlamGüllerden tuğlaTuğla ördüm hepsini elimleEğilmez bükülmez senin kara büyünleEyvallahı saplıyo boğazımaAhım durmaz vurur seni derinde

:)

29 Kasım 2023 Çarşamba

Füsun'a

Çünkü acı gidenin değil kalanın hikayesidir ve hikâyeler kalanlara aittir.

Bazı günler önemli, çok önemli... 

Zaman.....; 

Çok kıymetli zamanlar, anlar, nasıl önemini yitiriyor. 

Kelimelerim çok evet,

Size iyi gelmeyen hatta gitgide sizi yiyip bitiren mutsuz olduğunuz bir ilişkiden çıkmayı başardığınız için suçlandınız mı hiç?

Bana kalacak yer bırakmayıp beni gitmekle suçlayamazsınız? Uçurumun kenarına itip neden atladın diye soramazsınız?

Düğümü çözmeye çalışmaktan yoruldum,  kestim ipi.

Ben hayalleri olan, sonsuz aşka inanan, ailesi olan... bir kızcağızdım...

Dünyanın karşı tarafına geçirilip orda yalnız bırakılan ben, eve dönmek için kendimi bulmam gerekti.. çok uzun sürdü... çünkü ben 12 yaşımda kalmıştım. Ben kendimi orda terk etmişim. Nerde durmam gerektiğini öğrendim. Nerede öldüğümü biliyorum. 

O gün, sessizlik çınladı, sokaklar, bir ışık daha söndü. Bir ocak söndü. Ağızdan çıkan tek bir cümle yıktı kurulan tüm düşleri yıkmaya...

Kör mü artık gözleri duymuyor mu hiç bizi, yıkıldı hayat, kırıldı zaman, devrildi üstümüze, direndi umut , dayandı karanlığa , filizlendi hayat , yükseldi bir çocuğun avucunda, hüznün sonu mutluluk.

Mağlubiyet sandığım bir çok şey zaferlerim oldu. Öğrenmek bitmedi.

Anlamam kolay olmadı...evime bakın, beni en iyi orası anlatıyor, ....

Hayatı sıfırdan, kendi kelimelerimle yeniden yazmak...

Yapabilirdim, yaptım da... yeni bir iplik, kendi ipliğimle ilmek ilmek dokumak... 

Kalem benim elimde yazıyorum yeniden, bir hikaye biliyorum, 

İnsan bir ömür öğrenemediğini 2,5 yılda nasıl öğreniyormuş.

Zaman insanları değiştirmezmiş, sadece özünde olanı ortaya çıkarırmış.. bu yüzden bazı insanlarla iki kez tanışılırmış. 

Ben nasıl düşman olunur bilmiyorum o yüzden her cephede önce kendimle savaşıyorum... Çok yordu bu halim beni.

Belirsizlik ve inanma istediği.....

Çaba, emek, SEVGİ, boşa gitmiş gibi.. Öyle değilmiş, hiçbir şey boşa değilmiş, Senin beklediğin değil, başkası ediyormuş teşekkürü sana,

Hiç benimsenmemiş olmak mı? Sahiplenilmeme mi? 

Canımı en çok yakan bir şey yok. Dağlardaki ağaç dalları gibi... bitmeyen uzayan giden liste... Her çıkan cümle, kelime, nokta, bakış benim canımı yakmaya yeter artar...

Değer vermek mi?  Değerli olmak bu değil.

Ben içinde senin olduğun koca bir belirsizliği yendim. Sen artık kimin baharını kışa çevirmeye gittiysen orda kal. Benim bahçem yeşermeyecek sana. 

Senin en çok neyini seviyor buldum geçen gün; !!!

Benim sana olan sevgimi, aşkımı, bende ki seni seviyor. Bendeki kıymetini, benim gözlerimdeki varoluş şeklini... 

Bu benim sevgim ki, bu size ait değil!!!  

Seni sen olduğun için seven birini daha da bulamazsın...  bulamayacaksın.. 

Bu aydınlanmayı yaşadığınızda huzur bulacak kalbim.


Beni kaybetmeyi göze alan biri için savaşmayı bırakmak en büyük cesaretim...

'sevdin, seviştin, üzüldün, hediyeler aldın, yanaklar öptün, eller tuttun, bir şeyler öğrenip durdun, gitti, geldi, gittin, geldin, her ne yaptıysan yaptın, kafanı yastığa kiminle koyduysan koydun, başkasıyla acıktın, başkasıyla doydun.' Buradan sana dönülmez artık.

Yine de ;

'İlk sevdiğim halini bir fanusta saklamak isterdim. '

Bir insan tam anlamıyla düşündüğü şeydir. Karakteri düşüncelerinin toplamıdır. dedi biri. Senin düşüncülerin artık benim bildiğim insana ait değil.

Hayatının hiçbir anını sana bağlı kalmayan bir insana bağlı kalmaya çalışarak, senin hakkında uzun zamandır kararsız olan bir insanın karar vermesini bekleyerek, sana dürüst olmamış bir insana güvenerek harcama demişler, ben hepsini oldum. ama bittii.

Senin dediğin gibi; herkes ait olduğu hak ettiği yolda yürüyecek.

Kendi kalitesine denk bir insanla yan yana yürünmeli hayat yolu çünkü;

Ne yas tuttum beee, sonsuza kadar sürecek sandığım, aşkımın bitişiyle yüzleşmek çok zor oldu.

aşka inancımı kaybetmek istemedim direndim çok.

Seninle ilgili son defa cümle kuruyorum. Bugün başladığı tarihte son buluyor. 

Senin için en son ne söylemek isterim..

 'Beni hiç hak etmedin.' 

İçimden bu geldi. Yolun yoluma değmesin. 

Ahhhhh Füsun, büyüdün, iyileştin, koşulsuz sevginin gücüne inandın, nezakete, şefkate sarıldın.

 Kalbinin iyiliğine sığındın hep,

Yalancıları, zorbaları sevmedin bir de aldatanları,

Çocukların nefesin oldu,

Annem, kardeşlerim, yakın dostlarım, ve evet çok insan tanıyorum büyük zenginlik

Bugün bir kapanış.

Bugün yeni bir başlangıç.

Füsun, Hayat sana göz kırpıyor kızım, hadi başla...



7 Ekim 2023 Cumartesi

Onu içimden geldiği gibi sevmiştim.

 Bir gün içimden çıkıp gideceğini de bildiğim gibi. 

Yarısı bitti ömrümün, diğer yarısını ona adadım.

Vedaların ağırlığını gidenler belirler, kalanlara da çekmek düşer.
Bir orman yangınıymışsın meğer, ben çölüme su sanmışım. 
Her şeyi aldım da yanıma, bir ihanetini sığdıramadım bavula. 
Beni hevesimden vurduğunda suskundum. 
Yıkılmıştı gülüşlerimizin izleri. 
Hangi mutsuzluğun tekrarıydın bilemedim.
İçimde kalan son seni de al; yoksa çok özlerim…
Düştün artık gözümden, şimdi kim tutsa umurumda değil. 
Ben şair oldum ama senin aşkın artık şiirim değil! 
Sessizce kırıldım, nasıl olsa duymayacaktın.
Hayatın sona eriyor da bir ona eremiyor. 
Söyle kelebeğim; aşkınla yaşamak için ne kadar ölmek gerekiyor? 
Ey çıkmaz sokağımdaki yanlış kapı!  
Sana en sevdiğim yerden kırıldım! 
Güvenmiştim; bu da benim eksiğimmiş.
“Ben demiştim” dememek için artık bir şey demeyi bıraktım.
Dünya sizin olsun, ben geçerken uğradım. 
Bu hayat böyle gelmiş, böyle gider. 
En iyi bildiğin ses bir gün sana “Yanlış numara” der.
Ah kelebeğim!  
İçin bir mezarlıksa nasıl durabilirsin ayakta?
Bu gemi… Bu gemi bir daha yanaşmaz o limana!

Kahraman Tazeoğlu

21 Eylül 2023 Perşembe

Ya aşk gibi aşk olacak dibine kadar Ya bu kalp seve seve yalnızlığa talip

Sevgilim sen bu satırları okuduğunda

Ben gitmiş olacağım
Çok demode biliyorum
Ama daha iyisini bulamadım

Mektup yazmayı da unutmuşum
Konuşmaya da cesaret edemedim
Ayrılığı yüzüme gözüme bulaştırırım diye

Lakin

Kim bilir kaç hayattan hatıra
Kolye gibi boynumda taşıdığım sorgulamadan
Gövdemin bir parçası gibi alıştığım
O görünmez zincir koptu

Meğer maviymiş gökyüzü
Elbette içerde inceden bir sızı
Hep bir suçluluk duygusu
Hep bir korku
Sandığımdan zormuş kazı

Üstüme biçilen elbise❤
Adıma seçilmiş hayat
İyiliğim için buyurulmuş
Çivili bir taht
Dağıldılar toz gibi hafif
Ve gülümsedi aynadaki muhalif
Dedi ki: “rahat kurgu bunlar”
Biz değiliz bu uyduruk tarif

Sevgilim ben gittim beni affet
İki gözüm iki çeşme hakikaten
Ya aşk gibi aşk olacak dibine kadar
Ya bu kalp seve seve yalnızlığa talip❤


Sezen Aksu


14 Eylül 2023 Perşembe

....................................




 "Peşinden gidebilen,

düzeltmek için çaba sarfeden
seviyordur.

Hatalar olur
çoğu zaman telafisi de olur
ama özensizliğin
ve içten gelmeyişin telafisi yok.
Burası sevgisizlik,
burası aşılmaz."

7 Eylül 2023 Perşembe

Doğumgünüm

Canım Kendim; 

Bugün doğum günün, bu ilahi sisteme dahil olduğun gün bugün.

Bu hayat bu kadar güzelken bu kadar zorluk neden? Güzelliği oradan geliyordur belki değil mi? Gençliğim acıyo... Bağırıyor canım cayır cayır....

Bu sene içim çok yoruldu. Kalp atışlarım hep sızladı.. Kelebeğin ayağına taş bağlayıp uç demişler gibiyim. Kanat var ama yük çok ağır.

Kendime telkinlerim var, kendimin elinden tutup sürüklediğim bir yol benimkisi...

Kızmadım, küsmedim, avaz avaz bağırmadım, dövüşmedim, savaşmadım... sadece üzüldüm.. ve bu üzüntünün beni çürütmesine seyir kaldım çoğu zaman..

Kaderine küsüp inzivaya çekilince mucize falan gerçekleşmiyor, gizemli biri gelip elinden tutup ayağa kaldırmıyor, kendi hayatını kendin çekmezsen su alıp batıyorsun derinlere.. kaç kere battım, kaç kere çıktım. Çıkmak istemiyorum, denizin derinliklerinde kaybolup gitmek istiyorum.

Heyyyy, batamazsın.. bırakamazsın... senin çocukların var... Heyyyy nereye?? Birde sen varsın nereye?

Biliyorum ışığını söndürdüler hem de kaçıncıya.. ama sen iyi bilirsin yeniden yakmayı ... senin olayın bu, sen seversin en kurak çölde çiçek açmayı... 

Yolun nereye vardığı önemli değil.. Yola bak sen Heyyy Füsun... 

Dünyanın kaç bucak olduğunu gördüm de geldim. Baharıma bir yol bulacağım... 

Aynadaki Kadın'a borcun var, gözleri hala 17 gibi canlı...

Mucize sensin, hayatın kolay olmasını bekleme, sen bu'sun. Merhametin diğer adısın, af dilemeyenleri, 70 kez seni bıçaklayanları belki 71. ciye yapmaz diye  kendi içinde affetmişliğin var senin... Onlar senin merhametinle baş edemezler. 

Çocuk Füsun, Genç Füsun, Canım Füsun senden özür dilerim, senden sıkıldığım için, hemen büyümek istediğim için.. elimden tutmana çok ihtiyacım var. Gelsem oraya tutsam elinden bana geçecek desen.. ve ben seni girdiğin yollardan çıkarsam, gel ışık burada desem...senin yolun başka desem... en baştan çizsek yolumuzu .. yordamımızı... ocağımızı...yeniden yaşamak mümkün mü? 

Kaynak sensin, sen ışık saçansın, var edenin bu dünyadaki bahşedilmiş gücüsün sen. 

Çok yorgunum, yıllardır koşuyor ama varamıyor gibiyim. Kime neyi nasıl anlatayım? Halimi kime yanayım? Hep bir tünel geçiyorum karanlıklardan ışığı buluyorum yenisi geliyor. Her seferinde korkuyorum bu kez bulamayacağım , ışığı göremeyeceğim...  korku sarıyor içimi...

Senin suçun değil olanlar artık affet kendini Lütfen.

Ben toparlanmaya çalıştıkça, diğer tarafım dökülüyor.. sıkı sıkıya tuttuğum şeyler elimde tuz buz oluyor. Bu evre ne zaman bitiyor.

Beni yoranları yürekten uğurluyorum. bir daha asla kalbimde ağırlanmayacaklar. Onlar, vefasızlıklarını haklı çıkarmaya çalışan zihinlerinde kendilerini kandırmakla meşguldür nasıl olsa.

Heeeyy, büyük Füsun sana sesleniyorum aşağılardan... Kendine yaslan!!!

Takılıp düştüğünde, dizlerin yara bere içinde kaldığında, kalbin ve ruhun kanadığında.. 

ve bir daha aynı hataları yapma ... yenilerini yap...:)  

Yeni bir hayat istiyorum. Sıfırdan, hiç kullanılmamış, çileden çıkarılmamış ümitleri elinden alınıp gençliği çalınmamış, yeni bir kalp istiyorum yerden yere vurulmamış, dağılmamış, kırılmamış.. yeni bir göz istiyorum, uykusundan ağlayarak uyanmamış.. ışıltısı kaybolmamış.. yeni bir hayat istiyorum en baştan yaşamak istiyorum...  bu hayatı... mümkün mü?

Aynı gövdede bir yanın solup giderken biri daha yeni başlıyor. Havlu atan tarafıma inat diğeri kolları sıvıyor. Bir yanın küs, tükenmiş.. diğeri taze, hevesli.. değişir dönüşür,  güzelleşir... bi yanım azılı kör.. göremiyor önünü, koru diyor beni, beri yanım ..

Acımadan soruyor soruları kader , Ama benim de var alacağım...

Geçemem toy hevesimden, İnsan ancak umutlanarak yaşar. Yenisi ile yer değiştirir vakti dolan. Hiç şaşmaz... 

Bu yüzden şairin dediği gibi  'yaprak döker bir yanımız, bir yanımız bahar bahçe..'

Yeniden şekillenen bu kadın da kim? Hay Allah ben mişim :) 

ve Füsun, ben sana çok teşekkür ederim. Pes etmediğin için, vazgeçmediğin için,  kalkıp yola devam ettiğin için, verdiğin sessiz savaşlar için, başkalarının çizdiği sınırlarda yürümeyip kendi yolunu çizdiğin için sana teşekkür ederim, sen kendinden kendini doğurdun. 

Ben yıkılmadığım için mi bunca darbeyi hak ettim.. Bu soru kafamda yankılanıyor...... ???

Hayallerinin peşinden git.. Sadece ileriye bak.. Yol çok güzel ve sürprizlere gebe.. Iskaladığın ne varsa hepsini yaşa. Yolumun henüz tanışmadığım yolcularına selamla... geliyorum... Eğer eğlenmiyorsan bir gösterin yok demektir. O zaman show başlasın.

Öpünce geçmeyecek kadar kırma kimseyi...

Bolca sarılmaktan utanma..

Şükret, 

ve daima SEV.. çünkü sevmek en güzel şey...

Şüpheye düşürmeyen sevgilere niyet ediyorum.

Hoşgeldin yaşım 39,

Bereketli yıllarım olsun. Amin.

 

Füsun Gülten.

07.09.2023


1 Ağustos 2023 Salı

 

                                                           ŞİMDİ

 

Bu sabah güneşe uyandım. Özlediğim bir sabahtı sanki. Sanki çok uzun zamandır bu anı bekliyordum. Coşku kapladı içimi, balkona çıkıp dağları ve gökyüzünü seyrettim. Ne kadar hasretle beklediğim bir anmış meğersem. Fark ettim ki uzun zamandır başımı kaldırıp gökyüzüne bile bakmamışım.

Kuşlar kondu pencereme, onlarda da bir sevinç, bayram havasında müjdeliyorlar bize büyük günün geldiğini. Kuş sesleri, tertemiz bir hava ve insanlar, hepsinin gözleri ışıl ışıl, aynı duygu, aynı sevinç.

Bu sabah güneşe uyandım. İçimi ısıttı. Unutmaya yüz tutmuş güzellikleri hatırlattı. O karanlık kış günlerinden öylesine bıkmışız ki, karamsarlığın esiri olmuşuz. Negatif olan her şeyi çantamıza koyup çıkmışız yola. Anlamsız koşuşturmaların peşine düşmüşüz. Farklı yüreklerde, farklı beklentiler, ortak olan bir şey var, hepimiz bu sabah aynı güneşe uyandık.

İş, ev arasında mekik dokuyan anne ve babalar. Tek çabaları çocukları biraz daha iyi bir gelecekte yaşasın. Anne ve babaların bu büyük koşuşturmaları arasında ezilen çocuklar,hangi ödevden başlayacaklar, hangi sınava girip hangi sınavdan çıkacaklar, ne zaman teneffüs olacak. Çoktan yüzlerinde inceden çizgiler oluşmuş bile. Telaş üzerine telaş. Neden? Niye? Bu sorulara bırakın cevap vermeyi, soruyu kendimize sormaya bile vakit bulamıyoruz.

Çalışan annelerin aklında tek soru. Ne zaman yemek pişecek? İşyerinde de her şey yarım kaldı. Çocuklar okuldan geldi karınları aç, babaları da gelir birazdan. Of yoruldum artık. Hiç bitmeyecek sandığımız o karanlık, o kısa kış günleri.

Oh bitti. Baharın kokusu geliyor burnuma ve hep eski sevgilileri akılda. Sanki içimde uyuyan kız çocuğunu uyandırdı bugünkü güneş. Bu sabah güneşe uyandım.

İçimdeki bütün negatif enerjiyi boşaltmak, özgürce dilediğim gibi çıplak ayaklarla yürümek istiyorum bugün.

Börtü böcek, koyun kuzu, yemyeşil bir hayat ve yeniden umutla bakan gözler. İnsanın içi içine sığmıyor, yaptığı uğraşlardan zevk alıyor, şehvetle ve özveriyle yapıyor.

Bugün kendimizi yeniden keşfetmeliyiz.

Kendimizle birlikte o en yakın dostlarımızı,arkadaşlarımızı da unutmuşuz. Oysa ne kadar hasret kaldık, dağlara çıkıp piknik yapmaya, derenin kıyısına çimlerin üzerine yayılıp, derenin o çağlayan sesiyle ağaçların arasından süzülen güneş ışığı görüntüsüne ve sıcak bir dost sohbeti tamamlar bu en güzel anı.

Tabi ki onları unutmamak lazım, kimlerden mi bahsediyorum? Karıncalardan, işte yine çıktılar yuvalarından, karanlık kış günlerinden sonra onları bile özlemişiz. Hep aynılar, yine çalışıyorlar, vızır vızır, dört dönüyorlar etrafta. Çalışkan karıncalar.

Bitti artık, o soğuk iç karatıcı kısa günler geride kaldı.

Çıkarın ayakkabılarınızı keşke dememek için dilediğiniz gibi basın toprağa, özgürce. Sindire sindire  yaşayın bu en güzel, en özel günleri. Keşke dememek için. Hadi. Şimdi,

Börtü böcek, koyun kuzu ve karıncalar. Bu sabah güneşe uyandım.

      

                                                                            Deneme2003umutyazıları

                                                                                                          FÜSUN GÜLTEN

 

                                                                                                               -.05.2003

GÜLE GÜLE

 

Bunu sana verebilir miyim bilmiyorum. Belki bir gün bir kitap yazarım sende bilirsin içinde sana ait bir şeyler olduğunu alır okursun belki, çok sonra.

Sen benim nedensiz ölümümdün her zaman. Ne çok sevmişti seni çocuk kalbim, deli olurdu senin için sanki senden önce seni bulacağı gün için atarmış, bunun için nefes alır verirmiş, şimdi seni buldu deli gibi atıyor, seni özlüyor, korkuyor gözlerinin ardındaki masalın karanlık bir deniz olmasından  korkuyor. Ya gidersen ben nefes alamam ki.

Seni bekliyordum belki senden önce ama seni ben çağırmadım ki sevgili. Sen ansızın geliverdin. Hayatıma girdiğin gün sana taşındı çocuk kalbim. O gün anladım bedenim, düşlerim, yaşantımın her noktası, virgülü, ünlemi mutlak senle bitiyordu. Taşkın sevinçlerim oluyordun sen benim, umudumun adı, geleceğim, her şeyi erteleyişim. Her şiir sana yazılmıştı ve her şarkı seni söylüyordu.

Kulağına bunları fısıldardım sen masaldaki prensleri anlatırmışım gibi dinlerdin. Biliyorum acı çekiyordun. Seni seviyorum dediğimde kaçıp kurtulmak isterdin, yavaşça kayardın  ellerimin arasından, ne desem laf değişir diye düşünür, bir yolunu bulur ustaca sıyrılırdın bu zamanın içinden. Ben çok kızdım içimden sana ama söylemedim hiç, sanki hiçbir şey olmamış gibi kırılan kalbimi onardım hep tek başıma, ben parçaları birleştirirken sen hep bir parça eksiltiyordun ömrümden.

Seni deli gibi kıskanırdım çoğu zaman dudaklarımı yoldum böyle zamanlarda, dişlerimi sıkar içimdeki canavara sakin olmasını söylerdim. Ben seni sevdikçe içimdeki canavar nefret etti senden. Ben sana bağlandıkça o ikimize de cellat oldu.

Onun için ölmeliydin sen.

 

*          *          *          *          *          *          *          *          *          *          *          *          *.

 

Bir şeyler eksikti, bu eksikliğin içinde büyüttük birbirimizi. Çok şey öğrettik, lakin her öğrendiğim şeyde biraz daha silikleştin gördüğüm resimden. Ağır bedeller ödedik, sevdam büyüktü yeneriz sandım.

Ben hep senin için oynadım balkona çıkma rolünü çünkü sen bahçemdeydin, ordaydın, beni bekliyordun. Seviyordun sende beni deli gibi. Biliyordun sende eksikti bir şeyler ama hiç söylemedik birbirimize. Biz sustukça içimizdeki eksiklik çoğaldı, kimsesizlik duygusuyla içimizdeki boşluk büyüdü. Uçurum oldu.

Çoğu zaman atlamak istedik uçurumdan aşağıya ama bunu bile beceremedik. Biz yakınlaştıkça o bile uzaklaştı bize. Benim sana yakınlaşıp senin uzaklaştığın gibi. Uçurumun dibine gönderdik yavaş yavaş sevgimizi-güvenimizi-aşkımızı çok derinlere gömdük kimse bulmasın diye. Cebimize karasızlık, korku, çaresizlik ve öfke birde saygımızı koyduk ne işe yaradıysa.

Neden bu kadar çok yazıyorum diye sordum kendime? Canavar hemen cevap verdi. Ne dedi biliyor musun, unutman, içinden çıkarman için, dedi. Ömrümün yarısını aldın benden, ben hepsini vermeye hazırdım ne diye çıkarayım ki seni içimden. Sevdiğim ilk adamsın.

İçime sığmıyordun, kelimeler yetmiyordu seni anlatmak için, arkadaşlarıma anlattım seni, onları dinlemezdim hiç, onlar seni dinlemeliydiler ama. İçlerinde seni hiç görmeyenler var. Düşlerinde hayali bir sen yaratanlar ama onlarda dinlemiyorlar artık beni, sıkıldılar senden. Biliyorum sende sıkıldın benden, biliyorum bende sıkıldım benden. Kendimi özlüyorum artık, ben hep sendeydim kendime dönebilir miyim? Öl desen ölürdüm. Git dedin gitmedim. Unut dedin unutmadım.

 

*        *        *        *        *        *        *        *        *        *        *        *        *.

Büyüdük. Yağmurlu bir geceydi telefona lanet okudum önce, inanmadım gözlerine baktım doğruydu, dilim tutuldu. ‘SENİ SEVİYORUM’ kelimesi boğazımı tıkadı, konuşamadım. Çok ağladım, o gece seni yeni sevgiliye yolladım. Git dedin gitmedim, güçlü gibi göründüm herkese oysa o gece öldüm. Belki geri dönersin diye arkandan baktım umutsuzca, dönmedin. Haykıramadım sana ben seni seviyorum diye.

Gönderdim seni yağmurlu gecede yeni sevgiliye….

Baharlarımız vardı yalnız bize ait olan baharlarımız. Anılarımda kaldı hepsi. Kimsesiz kaldım senden sonra. Herkese ait gibi görünüyordum. İnsanlara özlemle ve umutla bakışımda hep bu kimsesizliği taşıdım içimde. Kendi içimde bir sığıntı oldum kendime. Sana katlanarak yaşadım hep katlanarak ve eksilerek. Senin için oynadım bulup bulup kaybetme oyununu, kayboldu sevgin. Yaşamak değildi bu yaşıyor gibi olmaktı. Öyle göstermek öyle sanmaktı. Çünkü gittin sen.

Öl desen ölürdüm, git dedin gitmedim. Sen gittikten sonra taşkın sevinçlerim azaldı. Gülemiyordum eskisi gibi, artık susturmak için uğraşmıyordu hiç kimse. Sen gidince hiç kimsem kalmadı. Ben bile seninleydim.

Senin için balkondaydım yine, ama sen yoktun bahçemde. Şehrin ışıkları yandı. Gece olsun istemiyorum artık kim bilir nerdesin? İçimi en çok acıtan cümle kiminlesin? Banane canım ben seninleyim yaa.     

 

*        *        *        *        *        *        *        *        *        *        *        *        *.

 

Konuşmadık  seninle hiç, eğer konuşsaydık aramızdaki bu uçurum mevcut olmazdı beklide. Gözlerine ne zaman baksam içim ısınırdı ve gözlerinde üşüdüm en çok.

Sevgisizim ve bir hiç.

Ben hep seni savundum. Kötü olan bendim, sen hep sıvıştın ustaca ve ben istedim ki… sen güzel sevgili ben hep seni savundum. Kendime bile. Canavar haklı mıydı? Yokluğun ölüme eşdeğer olabilir miydi? Değer miydin… Önceleri seni hep uzaktan izlerdim, gitgide yakınlaşarak, korkarak ve bir korkudan ilk defa büyük bir haz duyarak. Dibine girdim. Korkarak ve bir korkudan ilk defa büyük bir haz duyarak.

Gözlerini ve burnunu izlemekten alamadım kendimi. Aşktı bu inanmadığım şeye beni o gün inandırdın. Çok uzun sürdü ilk aşkım ve bitti.

Bittikten sonrada çok uzun sürdü senden habersiz. Zaman zaman bilmeni istedim, sen bilsen yeterdi dünya bildi, sen bilmedin. Karanlık gecelerde gözlerini özledim en çok zeytin karası gözlerini. Seni bu kadar hesapsız sevmiş olabilir miydim? Evet sevmemiştim senden isteklerim vardı. Seni seviyordum Lakin,Şayet,Eğer gitmezsen. Gittin…. Ama ben yine sevdim seni. Keşke hiç gelmeseydin. Ben hep seni sevdim, seni sevmeyi değil bizzat seni. Sana söyleyeceğim o kadar çok şey vardı ki söyledim bazen ama anlatmaya kalksam giderdin, anlatmazsam kalamazdın. Kalmadın da zaten.

Uçurumdan atlasam tutar mısın beni? Mucizem, prensim benim. Sen değildin bu ne mucizeydin ne de esas oğlanım. Bir eskiciden kiraladım bu giysileri ve ben giydirdim sana. NEDEN? Bu soruya hiç cevap bulamadım. Tek bildiğim bu giysiler sende emanet gibi durdu. Taşıyamadın onları.

 

*        *        *        *        *        *        *        *        *        *        *        *        *.

 

Alışamadım gidişine…. Her şeyimdin çünkü.

Bir gün yolda karşılaştık seninle kalbim deli gibi çarptı. Gözlerine baktım uzun uzun. Sevdiğim adamdı karşımdaki, gördüm kızardın sende. Geçtik yan yana, geçtik gittik. Çok güzeldin.

İçimden seni aramak geliyor sanki sesini duymak için yıkacağım dağları, keşke hiç veda etmemiş olsaydın o gece. Beklide o zaman hiç gitmemiş olurdun.

Sana yazdığım şiirleri okumuş, kızmıştın bir gün. Neden böyle yazıyorsun? Demiştin. Diyemedim sana o gün yaşadıklarımı değil yaşayacaklarımı yazıyorum diye. İşte şimdi yazdıklarımın tam ortasındayım. Önce yazdım, sonra yaşadım.

Bugün hava yine sen kokuyor.

Artık biliyorum mutluluklarım ve acılarım benim ve sensizlikte.

Sen ilksin ama son olmayacaksın. Benim en büyük düşmanım benim. ‘nasıl görmek istiyorsan öyledir’ ya ben seni fazla gördüm sevgili, olduğundan çok ama çok fazla. Bunu ben yarattım ve ancak ben yok edebilirim. Teşekkür ederim sana;

         Kaçtığın, saklandığın, tebessümlere sığındığın, adımlarca uzağımda yürüdüğün için bunca yabancılaştığın için teşekkür ederim. Bu ölümü atlatacağım ben, kimseler görmeyecek. Öyle çok ölüm yaşattın ki… Geçer dediler.

Yüreğimden kan aktı ama geçti. 

                                              

                                      SEN BİZİ BİZE HASRET BIRAKTIN SEVGİLİ….

 

  FÜSUN GÜLTEN

  • 2003 de yazdığım bir yazı buldum. O günden bugüne bir şey değişmemiş boşuna yaşanmış bir hayat.

20 Temmuz 2023 Perşembe

Ayağa Kalkacak



İsteseydin yüreğimi verirdim,

Aklımı aldın..

Ahımı aldın..

Canımı Aldın...

Gittin...

LAKİN

Gitmek çözüm değil hevestir. 

Gidense korkmuştur. 

Kalanın kapısı ve yapısı hep sağlamdır. 

Çünkü özveri kök ondadır. 

Kalbi yorulsa da ruhu ayağa kalkacaktır.

19.07.2023

22 Haziran 2023 Perşembe




Gerçekten sevilirseniz şüpheye düşmezsiniz..

Sevgi; endişeyi, merakı, özlemeyi,  barındırır içinde. Gerçekten sevildiğinizde, ne kalbinizde boşluk hissedersiniz ne de sırtınızı yaslarken düşeceğim korkusu. Birinin gönlünde hoş gelmekle, birinin gönlünde yer etmek aynı şeyler değil.


İnsan ihmal ettiklerinin bedelini ağır öder. Ağır ödeyeceksin.


Defolu sevgine , samimi olmayan ilgine katlanmayacağım.

İçim yoruldu. Bedenim .. ruhum. hücrelerim... 

nasıl sabrettiğime ben bile şaşırıyorum..

şakaya vuruyorum diye anlaşılmıyor ama ben çok kırgınımmm

en çok kendime kızgınım tüm bu olanlara hep ben izin verdim.

hayat beni yeni bir merhaba ile ödüllendirdi.

senden vazgeçerek kurtuluyorum...

Işıkları sen kapattın.. karanlıktan korkuyorum ama merak etme ben bunu da halledeceğim.

Herşeyi göze aldın..

Ve beni gözden çıkardın.

25 Mayıs 2023 Perşembe




Sen yaşamayı nefes almak sanıyorsun...

Ya beni içeri al, ya da yüzüme kapat, kilitle kapılarını.. Kapı eşiğinde duracak yaşlarımı çoktan geçtim ben...

Ben, bu durakta beklemekten çok sıkıldım. Öyle böyle sıkılmadım hem de... 

Yorgunluklarımı alacak, kabuğunda dinleneceğim, dallarında çiçek açacağım iklimlere kanat çırpmaya gidiyorum. Sen beni zamana bıraktın... ama zaman beni sana bırakmadı..

bekleme hissi, beklemek ,, neyi ve neden? gelse ne olacak ki? neyi değiştirecek neyi unutturacak...

Yaşamak çok kıymetli, yaşamak senin yaptığın gibi bir şey değil...


Hoşçakal.




20 Şubat 2023 Pazartesi

 

'bir tarihten alıntı...

Seni bir daha görmeme ihtimalim değil; bir daha kimseye sana baktığım gözlerle bakamama ihtimalim korkutuyor beni...

diye yazmışım zamanın bir yerinde...


Sen şu an muhtemelen kocaman egonu okşaya okşaya sanıyorsun ki ben seni özlüyorum..

'Bunun henüz ben bile tam olarak farkında değilim ama aslında özlediğim şey ruhumun sende kalan parçaları..'


Bir insanı sevmek; ona hayallerinle, korkularınla, kalbinde kutuya kaldırdığın tüm kırgınlıkların ve umutlarınla taşınmak demek çünkü..

ve bir insana emek vermek; canından ipliklerle ona nakış gibi dokumak demek.. ayrılırken söksen ne olacak......... bırakıp önüne baksan .......

ömür boyu insanın canından kaç metre iplik çıkacak Kİ...


İçim deli bir deniz; tutkulu bir öfkeyle patlayıp dalgalanıyor, fırtınalar dinmiyor gecelerce..

ve sen hayatla dalga geçen bir sörfçü gibi hepsini atlayıp yine yeniden beliriyorsun...

bazı şeyler asla eskimiyor.. zamana bir şekilde kafa tutuyorlar.

ve belki de en kötüsü bu; o şeyler hep yepyeni ve .....ve..

 sen benim emeğimsin... 

hep gittiğin yerdesin... 

daha kötüsü bu... 

ne sen gidebildin... ne de ben bırakabildim... 

14 Aralık 2022 Çarşamba

Artık ikimiz için çok geç

 Sen beni zamana bırakıyorsun ya...

Bakalım zaman beni sana bırakacak mı?


21.11.2022

Füsun 

16 Eylül 2022 Cuma

Hak ediyorum her milimini bu dik gülüşün....



Hayat çok  tuhaf....

Benim hayatım daha da tuhaf....

Yeni yaşıma girdim geçen hafta.. 40'a 2  kaldı....

30'lu yaşlarımda yapmak istediklerim için son 2 sene..... daha düşünerek ama daha hızlı, okumak istediklerim, görmek istediklerim, keşfedeceğim yeni yüzler ... daha perfect bir anne olmak..... (mümkün değil ama deneyeceğim...:))

Bu geçirdiğim son 5 yıl... öğüttüm seni... hazmettim... anladım... 

ve şu an daha mutluyum...

Mutluluk biriktiriyorum artık içimde... dışımda... ruhumda...

Bende durmayan , bana yakışmayan hiç bir şeyi taşıma zahmetinde bulunmuyorum.

Belki uyar, belki anlar, zamanla... vs....bunlara karnım tok.

Bana eyvallahı olmayana benim daha da eyvallahım yok..

Çünkü benim kayıp yıllarım var... çocuklarımın ziyan olan yılları var...

Benim  bu kayıp zamanları sevgiyle, aşkla kapatmam lazım .. hem kendimde hem yavrularımda...

Herkes olmak istediği yerde. Kendine yakışanın yanında....

Bundan daha güzel bir şey yok...

En çok öğrendiğim... kimseyi ederinden çok sevmeyeceksin... :)

(Sevgi içinde kalsın Füsun.... senin sevgini istemeyene vermeyeceksin sevgini....)(sevgi zehirlenmesi yaşayanlar oldu. öldüler. gömdük.)

Kalbimi, ruhumu sevgimi bana değer verenlere açıyorum...

Bu bana  iyi geliyor... İYİLEŞİYORUM.

Ben yıllarımı bir denizin kıyısında.. hiç ilerlemeden boşa kürek sallayarak geçirmişim. İki küreği de hep ben tutmuşum.

Allah beni aldı ...  buradan devam et dedi.  Bunu kabullenmek çok zor oldu. (Çok zor oldu... kelimeler, cümleler yetmez acılarımı anlamaya, hissetmeye... ve sanırım artık bundan bahsedip bu anları büyütmek de istemiyorum, ben dümeni kırdım... yolum başka...)

Geçen gün bana küçük şeylere takılıyorsun dedi biri... Anlayamadı..... ben o küçük şeyler ile varım... anlayamadı, herşey o küçük şeylerden ibaret... Anlamadı... artık varsın anlamasın.... yeter da... :)

Koyamadığım son noktalar vardı, ex kocam bu yıl içerisinde hepsini tek tek koydu... her gerekli yere...

iyi ki de koydu.. 

Bugünüme şükür ediyorum.

Ben her şeyi Allah'ın izniyle hallettim. 

Gerisini de Allah'a havale ettim.

Beni nasıl güzel günler bekliyor...

Heyecanla bekliyorum... Çalıyor eteklerimde zil.

EVET!!!

Hazırım. Gel. Bedelini ödedim. 

Hak ediyorum her milimini bu dik gülüşün....

16.09.2022

Füsun Gülten

7 Eylül 2022 Çarşamba

Doğumgünüsü 38. Bölüm

 EVET;🎀🎊

38. Bölüm başlıyor.😉🎈🎈🎈


Kendime verebileceğim en güzel hediye, kendimle barışık, nefesimin, sağlığımın kıymetini bilerek, hayatı ertelemeden yaşadığım anlar oluyor.⚪️🔴🟣🟡🔵🟠


Tereddüt, adım atmanın içindeki lezzetini bitiriyor. O sebeple netlik ile ve geç kalınmadan atılan adımların peşinden gidiyorum. 🙌

Kararlılık nefis bir özellik, rengi belli, duruşu belli, özgüvenli… misssss….🧚🏽‍♀️


Kaderim, ilahı akışın bana sunduğu ikrama benim verdiğim cevaba göre şekilleniyor. Bu sebeple düşünülerek ve güzel cevaplar verme peşindeyim..🧘


Yaş aldıkça; daha samimi ve sahici buluyorum kendimi… 💎💎💎

kendimi ihmal etme alışkanlığımı bıraktım.  Işığım yeryüzüne yansıyor.💝

Sadeleşiyorum. Vazgeçiyorum… 

Kaybetmeyi göze alıyorum…❤️‍🩹


Bulutların üstündeyim …. evet,🌥🌥🌞🤫


Gücümü artık, eminlikten, şükürden, tevekkülden, ilimden alıyorum ve her ne olursa olsun gayretle parlamaya devam ediyorum.❤️‍🔥


İçimi rahatlatan en güzel şey, elimden gelenin en iyisini yapmama rağmen hayatımın içinde olan, ancak karanlık odasında kalmayı tercih eden kim varsa onlarla aydınlık anları büyütme isteğimden vazgeçmeyi kabul etmek oldu... gönül açıklığı diliyorum onlar için..

💜 Kendimden razı olma halindeyim... 💜 


💙Ben kendimi seçtim….💙


Sabah uyandığımda, gökyüzü bulutla kaplı.. hava soğuk olduğunda… içim kararmıyor artık benim… her şeyin yerli yerinde yaratıldığını kabul ediyorum ben.🤲


Gülümsemek… sanırım en büyük gücüm bu, her şeye…. herkese rağmen gülümsemek….😋😛😀🙂😅😁☺️🤠


Gücüne inandığım en büyük şey  AŞK❤’ tan sonra gülümsemek….🤗😋


Boş boş değil hem de…… En dolusundan tüm hücrelerimle inanarak gülümsemek….😍


O zaman bu yıl kendime gelsin.🎀


İyi ki doğdun Füsun, 🍭🍭🍭

Gülümse,

38. Bölüm yükleniyor....🎈🎈🎈

15 Temmuz 2022 Cuma

ben artık sanmıyorum....

Dünyada ki en kötü şey sanmak...

iyi biri sanmak,

sevildiğini sanmak,

doğru kişi olduğunu sanmak...

sanmak insanı mahvediyor....

SANMAYIN!!!! 



                                 04.07.2022

29 Kasım 2021 Pazartesi

 Son 5 yıl; - 2017 - 2021


2017

Hamile olduğumu öğrendim; küçük mucizem...

Aldatıldığımı öğrendim;

Babaannem Öldü...

2018

Beren Doğdu; tek mucize...

Babam Öldü...

2019

Amcam Öldü...

2020

Bir daha aldatıldığımı öğrendim...

2021

Boşandım...

Anneannem Öldü...

Dayım öldü...

Artık nefes almak istiyorum... Nefes...


3 Kasım 2021 Çarşamba

GÜZEL SEVMEK ÇOK SEVMEKTEN Binlerce adım ötede!


En güvendiğin insanların bir yanılgıdan ibaret olduğunu anlayınca köşene çekiliyorsun...

Bazı şeyler aynı, bazı şeyler komik... bazı şeyler çok komik geliyor sonra... 

Sonra bazen yine acıya boğuluyorsun ..Ömrümden ömür giden geceler oluyor...

:)


GÜZEL SEVMEK.... ÇOK SEVMEKTEN Binlerce adım ötede! 'ki bizde ikisi de mevcut..'

Çok seviyorum naralarını ne çok duyarız değil mi?

Çok seviyordur ama ne hikmetse bizi üzen en çokta o naraların kılıç kuşanmışıdır çoğu zaman.. güzel sevmeyi bilmez de yüksek sesli haykırmalarla bastırmaya çalışır eksikliklerini .. oysa güzel sevebilmek koskoca bir devrim, sessiz bir eylem ve uysal bir direniştir.. incitmeyi göze alamamaktır. Kırmamak için ruhunun vitrinlerinde özenle saklamaktır.. sevmek kelimesinin hakkını veremeyeceksen şayet, dilinde de eskitmeyeceksin!! yok öyle paramparça ettiklerini güzel sözlerin lostrasında tamir etmeye çalışmak.. 

yok öyle... hakkını veremediğin kamburunu yükleme karşındakine!! 

ya güzel seveceksin, ya da gitmeyi bileceksin! 

yok öyle yağma!!!


...................lakin taşta çiçek açmıyor suyu boşa harcamak niye?


Fazla büyütme kendini sevdiğim en fazla sevebildiğim kadarsın dahası yok...


Seni Seviyorum... Bu kadar...


Füsun,


9 Ekim 2021 Cumartesi

Bana AŞK'tan söz etme n'olur.. Senin sevdan .. senin dünyan YALAN..

 Bana AŞK'tan söz etme n'olur..

Senin sevdan .. senin dünyan YALAN..



Bak, neler oldu zor zamanlar bizi buldu
Hiç sormadı aşk yaralarımızdan vurdu
Sence ilk adımı hangimiz attı
Her yer toz dumandı, zaman göz ardı
Kandırdık kendimizi zaten olmazdı
Belki bir oyundu ama canımız yandı
Biran dayanamam, bu dünyaya yaranamam
Gitme sonum olur diyen dilin, kalbin yalan, vedan yalan
Bana aşktan söz etme ne olur, senin sevdan, dünyan yalan
Sence ilk adımı hangimiz attı
Her yer toz dumandı, zaman göz ardı
Kandırdık kendimizi zaten olmazdı
Belki bir oyundu ama canımız yandı
Bir an dayanamam, bu dünyaya yaranamam
Gitme sonum olur diyen dilin, kalbin yalan, vedan yalan
Bana aşktan söz etme ne olur, senin sevdan, dünyan yalan
Bir an dayanamam, bu dünyaya yaranamam
Gitme sonum olur diyen dilin, kalbin yalan, vedan yalan
Bana aşktan söz etme ne olur, senin sevdan, dünyan yalan
Söz etme ne olur, senin sevdan, dünyan yalan... 

Tan Taşçı

🙃 selam olsun eski sevgiliye... 


7 Eylül 2021 Salı

Yaşım 37

 Ali İhsan'dan olma Bahire'den doğma.. Füsun ben...💙


Bugün benim doğum günüm.. 🍀

bugün benim doğduğum gün... 

bugün benim kendimi yeniden doğurduğum gün olacak.


Bu senenin hesabı ağır. 

Acının içinden geçtim.. 

Yanacak tek bir hücrem kalmayıncaya kadar yandım ben.. 🍁🍂


Bu sene de çok zorlu geçti.

Vücuttan ibarettim çok ama çok uzun zamandır.. 


Ruhumu geri aldım bu sene.🦋


Ölmek ve yaşamak arasındaki o ince çizgide nefes almaya çalıştım..🌾 boğazım düğüm düğümken..

Bu sene yolda kalanlar oldu.


Vedalaşmak hiç istemediğim eşimle vedalaştım. Bu sene çocukluğumla vedalaştım. Bu sene gençliğimle vedalaştım.  Bu sene birçok eş dost sandıklarımla vedalaştım.  Bu sene yolda çok şey bıraktım. Yanıma sadece kendimi ve çocuklarımı aldım. 

Bu sene öğrendim.. kendime kendim gerek olduğunu.. 

Bu sene öğrendim. Önce kendimi sevmem gerektiğini.. 


Yanımdaymış gibi gözüken dostlarım görüyorum sizi km’lerce uzakta olduğunuzu.. Gizleyemiyorsunuz kendinizi…🐾🐍


Ve fiilen km’lerce uzakta olup yüreği kalbimde atan dostlarım varlığınıza minnettarım…🌺


Mutluluk da bir kibrit çöpüne bakıyormuş meğersem. Elinden uçup gidiyormuş.🎡🎠


Mutlu değildim çooook uzun zamandır.. 

Sadece güçlüydüm. 


İnsan tercihleri ile kaderini imzalar… tüm imzalar benim seçimim… huzurluyum.


Ayrılık ölümden beter.. bunu bilmek. Kabul etmek.. Ve yaşamak..


Pişman değilim tek bir satırından.. çünkü ben tertemiz sevdim.. tüm hücrelerimle.. tertemiz delirmeden veda ettim ben bu aşka. :)♥️


Hala hayattayım ve parlıyorum.

Şükran borçluyum çocuklarıma..

Mucizelere, şansa ve mutluluğa hazırım…

Yeni yaşımda sevilmeye niyet ediyorum. 


Benimle yolda yürümeye devam eden herkese kucak dolusu sevgiler.

Öpünce geçmeyecek kadar üzmeyin kimseyi.. 

seviyorum kendimi.. sonra yanımdan yürüyen sizleri.


Kıymet bilenlerle yaşayacağım nice güzel yaşlarıma kaldırıyorum kadehimi..


Hoşgeldin, yaşım 37….💞💞💞

30 Haziran 2021 Çarşamba

 

BENİM AİLEMİ ALDIN

benim bu hayatta ki en güvendiğim yer gitti, dağıldı...

benim ailemi aldın benden Ahmet.

benim kalbimi aldın..

ve şimdi bana yaşa bakalım diyorsunuz?


😶


Aile herşeydir..

Aile olmak paha biçilemez mutluluktur.

Aile olmak dünyanın en büyük zenginliğidir...


31 Mayıs 2021 Pazartesi

BİR BOŞANMA HİKAYESİ

 

BİR BOŞANMA HİKAYESİ

 

Ahhhh ahhh ahhh bir ah ettimmm kii.....

Yıllarca şu his ile yaşadım.

Oda geniş ama sığamıyorsun… kapı açık ama çıkamıyorsun.. pencere açık ama nefes alamıyorsun..

Hangi toprak… hangi su… hangi güneş… unutturacak dünü…

Bir şey hep eksik bundan sonra..

Ben yaşamın tüm nefesini topladım yüreğimde Ahmet nefesim oldu.. Nefesim dedim ben ona..

Sonra bir gün  çat diye kesti soluğumu..

En değer verdiğim insan yıktı beni.. hiç acımadan.. yıktı geçti. 

Aldatıldım ben..

Çok acı.. çok gurur kırıcı..

Ben, Ahmet… kokardım....

Aynadaki yansımamı tanıyamadım..

Kendimle konuşmaya utandığım şeyi bugün buraya yazıyorum.... zamanın göreceliği….

 

Ellerim kollarım .. var ama…kalbim eksik..

Belirsizlik….. İlişkimizde en önemli unsur buydu… beni hasta eden şey buydu. VÜCUDUMDA ÇIKAN YARALARIN SEBEBİ buydu.

Verdiğin hasarın farkında olmadın hiçbir zaman…

Ben seni nasıl bu hale getirdim diye bir kere sormaz mı insan kendine? İçimdeki çocuğu öldürdün.

Birlikte yaşlanacaktık ellerimiz buruş buruş olacaktı vardı bir hayalimiz… o huysuz ihtiyar…

Ben onu çok... çok bembeyaz.... berrak sular gibi sevdim.. 

Üzerinde toz zerreciği yok... şüphe yok. Hainlik aldatma.. çirkinliklerin hiç biri yok.. 

bizim evliliğimize yakışmadı tüm bu olanlar.. herkes gibi.. onun bunun evliliğinde olanlar oldu bize.. 

Bununla yüzleşmek çok zor oldu. Ve ben hala bunu kabullenmek istemiyorum.... 

Biz iki masal kahramanıydık... masallarda kötülere yer yok. Mutlu sonlar olur masallarda. Bu hikaye mutlu bitemedi, o yüzden yarım kalsın böyle daha güzel.. çok sevdim seni.. çok... kendimden daha çok… elleri cennet kokan yârim derdim.. ben böceğin.. bitti. Yaşarken bitti.. bu hikayede biri ölmeden bitti bu evlilik.. geride kalan tüm köprüleri yıkıyorum içimde.. ileriye gitmekten başka çarem yok.

kıyamadığım, 

Hayattaki en sevdiğim şeyi kaybettim ben…

Sıfırdan başlıyorum yaşamaya..

Bebek gibi.. yeniden öğreniyorum çünkü Ahmet’ siz nasıl yaşanır bilmiyorum..

Ben Ahmet’i varoluşumdan beri seviyorum. Elleri cennet kokan yârim derdim ona..

başka türlüsünü hiç bilmedim…

Çok çok istemiştim. Çocuklarımın aşk kokulu bir evde büyümelerini… Olmadı yapamadım.

 

Ben severken vazgeçtim..

Ben Ahmet’i geride bıraktım.. Geleceğimde ona yer yok.

Nerden başlasam.. nasıl anlatsam..

10. yılımızda yazdığım yazıyı okudum az önce …

Ellerimiz birlikte tutuşup buruşamayacak artık.. yaşlılığım.. yaşanmışlığım  olamayacak artık….

Başka bedenlerde soluklanacağız bundan sonra.. ama ruhlarımız birbirini asla terk etmeyecek..


Ahmet; bir amaca bağlanmayan ruh yolunu kaybeder.. çünkü her yerde olmak hiçbir yerde olmamaktır.

 

Masalımın kahramanı başka bir  hikayede figüran olmaya gitti...

 

Diğer kadın bu yazdıklarım sana..

Bana kötü ruhlu demişsin.. Neden? Ben sana anlatılan kadın değilim… HİÇBİR ZAMAN OLMADIM.

Bizim  evliliğimiz güzel örnek gösterilen evliliklerdendi..

Kendi içimizde sadece yorgunduk belkide..  yılların getirdiği.. çocukların getirdiği.. maddi yükümlülüklerin getirdiği kısa bir yorgunluktu…

Ben çocuğumla ilgileniyordum.. ben bebeğimi emziriyordum.. ben geceleri sekiz kere kalkıp sonra işe gidiyordum.. ben çocuklarıma yoğurt mayalıyordum, sen benim kocamı elimden alırken.

Ben ihmal edildim. Diğer kadın..

ben; ihmal edildim.. 

ve ihmal edilen herşey çürür…

 

Bana sordun..  Kocamı neden çok sevdiğimi sordun?… buna ne cevap verilir bilmiyorum.. senin bunu bana sorma cüretin bunu da hala anlamadım.. ve anlayamayacağım….

Ben kocamı çok sevdim.. ölür gibi, yaşar gibi… doğar gibi... her gün yeniden .. en baştan.. 

o benim her şeyimdi… sen benden her şeyimi aldın.. o benim babamdan çok güvendiğim idi…sen benim babamı aldın.. sen benim.. yaşama sevincimi aldın… sen benim çocukluğumu aldın… gençliğimi aldın.. ilk ıslak öpücüğümü  aldın.. daha nelerimi aldın sen benim…23 yılımı aldın.. gelecek güzel günlerimi aldın.. aile oluşumuzu aldın.. aile... biz artık aile değiliz senin yüzünden...

 Ahmet ile bir hayat kurabilirsin... ben güneşimle yoluma devam ederken sen benim gölgemde bir hayat yaşacaksın.. bunu unutma...

4 sene boyunca .. evli bir adamla neden bir ilişki sürdürülür.. ya da ben size ne yaptım.. neden aldatılıyorum ben.. birbirinizi çok seviyorsanız çok aşıksanız söyleseydiniz en baştan.. bu kadar acı niye yaşatıldı bana ve çocuklarıma..

Ahhh….

bu hayatta en yaşamak istemediğim şey aldatılmak idi... 4 sene boyunca aldatılmadığımı iddia eden kocam... ahhhh kocam... 

bugün itibariyle bir kağıt parçası ile ayrıldık biz.. 


nefesimiz.. kokumuz. tenimiz.. bir daha birbirine değemeyecek.. oysa daha dün yanımdaydın..

aynı yatakta... aynı yastıkta.. son günümüze kadar...  ah kocam... ah KOCAMMM.. ...................................................................................................................................................

Ben acının içinden geçtim hiç kolay olmadı.. küllerim bile kalmayasıya kadar yandım ben…

 

Elimin altındaki her şeyi devire devire yürüyorum artık. Bu deveyi güdemedim ben.. bu diyardan gidiyorum artık… vicdanım rahat…

 

En iyi ilişki sadakat… ben başka türlüsünü bilmem..

 

Herkesin yaşattığı her şey bir gün kendi sınavı olacak.. bunun rahatlığı ile herkesin çarşına pazar versin rabbim..

Gelecek diye bir şey yok sadece şimdi var ve ben artık onu yaşıyorum.

Biliyorum bu benim imtihanım.. çok sevdim.. allah izin vermedi…

Kalbimi kırmak isteyenleri meleklere bıraktım.



Kendimi kaybetmiştim..

 

diğer kadın; Beni aldatmıyorsun değil mi diye yazmış? KOCAM'A...Aldatılmak?… 

Bazen balık asar kendini oltaya ama sen tuttuğunu sanırsın…

 

Tekrarı yok bazı şeylerin aşk gibi ölüm gibi hayat gibi..

Sabrım yoruldu....


Kimin kimi kaybettiğini zaman gösterecek...

Belki de kimse kimseyi kaybetmiyordur – giden başkasını kalan da kendini buluyordur.


Ruh kendini nasıl iyileştireceğini biliyor da lakin zihnim hiç susmuyor....

 

 Aldatan bir gün sadakat için yalvaracak. o gün gelecek..

Ölmeden önce yaşamayı seçiyorum

Var bi sebebi bütün bu olanların..

Her şey çok güzel olacak inanıyorum.

Değersiz hissettirenin peşinden gidilmezmiş. Bende yolumu çevirdim. sonra mı? sonrası malum; kim ne yaptıysa önüne çıkacak.. ama eninde ama sonunda…

 

İnsanın sevmesi sevilmeyi istediği biçimdedir. Ah Ahmet.. ah yaram...

Mutlu olmadığım yerde kalmadım hepsi bu.. 

Yere göğe sığdıramadığım adam.. bana 4 yılda çektirdiklerini dediklerini düşününce..

Ben vazgeçtim artık yoksun gözümde, gözümden bu şekilde düşmene bile üzülüyorum ben.. sana hala yakıştıramıyorum... sana kıyamıyorum ben... sen benim Ahmedimdin... sen benim sadece benim.. 

Sana kızmıyorum sen hep bu kadardın ben bilmeliydim..

Işığımı karartırdın. Ben hep yeniden yakardım…



Sessiz sedasız bir köşeye çekilip yaşamak vaktidir artık

Beni mutlu eden birisi olacağım. sadece kendine yeten.. Gücümü senden aldığım için böyle zayıf düştüm yıllardır.

Sevdiğin insana karşı zor olmamak için o kadar basitleşiyorsun ki sana değer vermeye gerek bile duymuyorlar….. okuduğum beni anlatan en güzel cümle



Bekletilmeyecek. Ertelenmeyecek ve görmezden gelinmeyecek kadar özelim…

Kaderim sana bağlı değil. Bu hikayede ki  rolün bitti…

Seni canından çok seven Karın Füsun,

Pardon Eski Karın:) eski:)


Not: Benim canımın yangını güzel eski  kocam; kalbinde ölünceye kadar sızı olarak kalacağım. Dilerim rabbimden bu sızı hiç dinmesin. Senii ÇOOOK Sevdim... Bir daha böyle sevilemeyeceksin.. Sadece annen.. Sadece...