En çok Merak Edilenler

kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Aralık 2024 Salı

Açık Mektup

 Merhaba Herkese,

Aralık ayında sayfamı ziyaret eden sayısı bir hayli artmış (435 kişi :)), malum sebeplerden herkes girip Füsun ne yapıyor ona bakmak istemiş sanırım.

Artık bilmiyorum bunun sebebi kaos ile mi beslenmek, merak mı? ya da başka şey mi?

Bilemiyorum Altan?!!!!!

Haa birde dört gözle nişanı basmamı beklemişsiniz!!! Siz çok komiksiniz. :) Hakikaten...

Şaşırmak bile gelmiyor içimden artık.. 

Bu sayfaya bu son yazımdır. 

Madem bu kadar merak eden var, bu cümlelerimde burada asılı kalsın.

Herkes ne düşünüyor, ne görüyor, bilmiyorum .. açıkçası bilmek de istemiyorum.

Ne anlatırsan anlat günün sonunda herkes canı nerden konuyu almak isterse oradan alıyor, nasıl bakmak isterse  öyle bakıyor.

Ama birde gerçekler var. Benim gerçeklerim. 

Bazılarının sapıtarak, çarpıtarak el alem denilen cemi cümleye gösterdiği şeyler var.

Çok net oldum her zaman, herkese...

Yalan hep sevimsizdi... ve ben söylemeyi hiç beceremedim.

Boşanma yazımda da değinmiştim ama daha açık bi şekilde deklere etmeye çalışacağım.

Ben 12 yaşımda bir çocuk iken, bir çocuğa AŞIK oldum. Sevdim... 

Herşeyim yaptım onu, kendimden çok sevdim..

Kocam oldu... Kocam'ı çok sevdim.. Nefesim dedim.  Masum bir şekilde birbirini seven çiftimiz evlendi, çoluk çocuğa karıştı.. Masum, saf bir sevgi vardı. 

Ahmet, benim bir hücrem gibiydi... Bedenimden bir parçaydı... Benden ayrı asla düşünmedim onu...

Sonra yüce rabbim, bizi bir sınava tabi tuttu. Çünkü herkes sınav için gönderilmişti.

'Rabbim kimseyi çok sevme alırım senden demişti.'

Herkesin bu hayatta katlandığı, bambaşka sınavları var. Herkes kendi sınavından sorumlu, kimi sınavını veriyor kimi altında kalıp eziliyor. 

BEN ALDATILDIM.

İlk sene bunu kendime bile itiraf etmeye zorlandım. Çok utandım. Utanması gereken ben değilken.

 O kadar utandım ki size anlatmak için kelimelerim yetersiz kalır. Kimselere diyemedim.

 Eğer Ahmet'i affetmeyi başarabilirsem, kimse ona o gözle baksın istemedim. 

Yani yine kendimden öne koydum KOCAM'I. 

3 Aylık HAMİLEYDİM. Yaşadıklarımı hatırladıkça, etlerim sızlıyor. Ruhum yanıyor yeniden her seferinde..

Bu evlilik içerisinde 4 yıl kaldım. Ahmet'e boşanalım diye yalvardım. YALVARMAK... bu ne demek biliyor muusnuz? Hayır! dedi. her seferinde... 

Fakat o 4 senenin sonunda hala onunla görüştüğünü net bir şekilde Allah bana gösterdi. 

Artık benim o evlilikte kalmam mümkün değildi. 

Evet ben Ahmet'i çok seviyordum, evet benim geçmiş hayatım ondan ibaretti... evet .. evet.. evet'ler içimde hiç bitmiyordu... koca 23 yıl ... 

Ama ben.... ben de vardım... ve ben olmasam 2 çocuğuma anne olabilecek biri yok. 

kendimi kaybetmeye başlamıştım, kendimi kaybetmem demek hem bana haksızlık.. hem de çocuklarıma...

her kadın gibi yuvayı dişi kuş yapar... erkekler hata yapar vs vs... 4 yıl katlandığım süreç.. benim için bitmişti. boşanmaya karar verdim. 

Sonra , o beni çok seven kocamın ailesi bana düşman oldu. Neden? biliyor musunuz? Boşandım diye...

'Ben kafamın dikine gitmişim. Boşanmayacak mışım. 15 yıl çekenler varmış, bende oturup çekecekmişim. 

Tapusu bendeymiş, onu asla bırakmamam lazımmış.. 

Gidermiş.. eninde sonunda bana gelirmiş miş miş.... bitmek bilmeyen cümleler...' 

'sonra boşandı şimdi görecek gününü ile başlayan diğerlerinin cümleleri.. nasıl yapacak, nasıl halledecek onca şeyi...'

sonra, halledince.. mutlu olunca ben... buna sinir olanlar ordusu..

Bir çok kadın aldatılıyor, biliyorum... ama çıkamıyor evliliğinden.. kendince sebepleri vardır elbet ama o kadınlar bile, ben çıkabildim bu evlilikten diye  sinir oldular bana...

ve hala oluyorlar... yazık...

Koca tarafım bu laflarım sizedir;

öyle iddialı oynadınız ki.. / bi an ihanet eden benim sandım.

Benim anne -  babamın evliliğinde babaannem yüzünden o kadar çok kavga edildi ki... 

Ben evlenirken şunu dedim kendime; Kocamın ailesini her zaman, her koşulda seveceğim.

Problemler olduğunda onları büyütmeyeceğim. Görmezden geleceğim.

ve bunu yaptım da herkesi evimde yedirdim, içirdim,  ağırladım.. Bir kötü lafımız yoktur birbirimize...

kahveler içtik.. 40 yıl hatırlar olması gerektiği yerde.. kimse NASILSIN? diye bile aramadı..

Nasılsın?

bu cümle bile kurulmadı.. Boşandığım gün koca sülalem tarafından kapı dışarı edildim.

Kayınpederime (Babama!!!) kira ödedim onun evinde oturduğum müddet sürecinde...

Herkes bana öfkeli, Sebep? Tazminat davası açmadım diye mi? kendime nafaka almadım diye mi? ikisini mesajları sunarak işsiz bırakmadım, tazminatsız bankadan kovdurmadım diye mi?

 Sadece boşandım.. 

Kocamı, beni aldattığı kadına teslim ettim ellerimle... Neden bana bu öfkeniz? Gülüyorum artık size,

Kadının kadına yaptığı şiddete çok yakından şahit oldum.. 

Herkesin kalbini allah biliyor, ben değil... Benim canımı yakmak için yaptığınız o hareketleriniz için iki dünyaya da hakkımı helal etmiyorum size. Dilerim ki canımı yaktığınız kadar yansın canınız ve hepinizin evladı var. !!!

Eski Kocam bu laflarım sanadır;

Seni nasıl çok sevdiğimi sen ve senin ruhun... biliyor...

Bunca yaptığını hak etmediğimi o vicdanın biliyor...

Hep beni sevdiğini söyledin... ben En Değerlin :)

Boşandıktan sonra da ayrılamadık ya biz bir süre... çok uzun bir süre, nasıl ayrılınır bilemedi ruhlarımız...

ama sonra;

Bana 'Doğuda yaşasaydık ikinizi de alsaydım keşke' dediğin gün bitti. (Eylül 2023)

Sen benim bırak evlendiğim adam olmayı, boşandığım adam bile değildin artık. 

Sana, temiz tuttuğum bir tarafımız var, burayı kirletme demiştim. Hatırlıyorsun. 

Çocuklarımız için yüz yüze bakacağız, bir araya geleceğiz. O günlerde sığınacak bir şeyim olsun istedim.

ama ona da izin vermedin.

Gerçekten beni seven arkadaşlarım buraya bunları yazmamı istemiyorlar, insanlara üzgün olduğunu gösterme diyorlar.

sevindirme onları diyorlar.

Ben öyle düşünmüyorum biliyor muusnuz? 

ister sevinin, ister üzülün!!! umurumda bile değil.

Ben bir Kadınım, Anneyim, Annemin kızıyım...

ve sonunda ben insanım. 

Ben ölmek isteyecek kadar, güçsüz kaldım, kimsesiz kaldım... Ölmek isteyecek kadar acı çektim.. Geceler boyu yandım... Ahmet , küllerimi bile defalarca yaktı..

size neyi nasıl anlatayım.....

ama geçti.... geçmez sandım bende... bu acım bitmez sandım... evet yaramın izi büyük.... evet sızlıyor....

Sızlamıyor desem , ,inanacak mısınız? Bir kere bu büyük yalan.

 23 yıllık bir hayat hikayesi bitmiş ve bişey olmadı mı demeliyim? acımadı kiiii mi? demeliyim :)

İnsanlar çok kötü görüyorum, biliyorum, ...

Bazı arkadaşlarım.. canımdan çok sevdiğim arkadaşlarım.

Ben sevmeye meyillliyim.. Ben yaşama gücümü buradan alıyorum....

Hayatımdan çıkan dostlarım... 

Ben şükürdeyim....

Ben sevmeyi ve sevilmeyi seçiyorum..

Ben yaşamayı ve çocuklarımı çok seviyorum. 

Ben kalabalığımı seviyorum, kardeşlerimi, gerçek beni anlayan dostlarımı...

Ben, bana sunulan  hayatı sevgiyle kucaklıyorum.

ve boşandığım için bir gün bile bana acaba dedirtmeyen eski kocam, şükürler olsun.

İyi ki kendimi seçtim. 

Yolun yoluma değmesin.

Benim yolum ışıklı....

Allah'ım.... Şükür Rabbim...

31.12.2024


8 Mart 2012 Perşembe

Kadın Olmak,...

Dünya Kadınlar Günü….
Kadın olmak deyince;  aklıma ilk gelen şey…. Zor… çok zor olduğu….
Evet bir sürü güzel yanı var. Tek tek yazacağım ama… aklıma ilk gelen neden bu?
Kadın olmak; çok özel bir duygu… başka bir mertebe…
Kadın olmak; çok güzel.. çok müthiş… çok şerefli bir şey… kadın olmak çok şey…

Kadın olmak… ben kadınım diyebilmek ve bununla gurur duyabilmek…
Diyemeyen hıçkırıkları boğazlarında düğüm olup orada hapis olan kelimelerle yaşamak zorunda olan  kadınlar var hala…
Küçükken kadın olmak, kız olmak ayıptı…  3 kardeşin üçününde kız olması… anneme yine kız doğurdu diye … sarf edilen cümleler.. yüreklere dağlanan anlamsız bakışlar…
Babamın erkek olsaydınız şunları yapardıkla başlayan cümleleri… kız olduğumuz için alamadığımız izinler, çıkamadığımız geziler…  babamla gidemediğim Balık gezileri… erkek olsaydım götürürdü beni.. Balığa gitmek… ve o Balığa babamla hiç gidememek…
Biz yine de özgür kızlardık.. ve özgür kadınlar olduk… ama kadının özgürlüğü bile kendi içinde hapis… kadın kendi özgürlüğüyle bile savaşmak zorunda…
Kadın olmak; 'çocuk da yaparım, kariyer de yaparım' diyerek, yoğurdu evinde mayalarak… modern bir şekilde saçını süpürge ederek.. kendi özgürlüğünü yok etmektir…
Ama tüm bunlara rağmen bununla gurur duyan… kocasının ve yavrusunun tek bir gülümsemesiyle dünyalar onun olan varlıktır.
Kadın olmak kendinden vazgeçebilmektir..
Kadın olmak;
Doğuran, hayat veren, çocuk büyüten, yetiştirendir…
Hayat bizim ellerimizde yetişiyor… bizim ellerimizde yeşeriyor.. filizleniyor…
Hayat bizimle başlıyor… Hayat bizimle özel… bizimle güzel…
Biz varsak Hayat anlamlı, yaşamaya değer…
Kadın olmak zor… çünkü tek bir kelime ile bitmiyor..
Mesela sadece güzel olmak demek değil, gördüğünde o güzelliğin içinde erkeğin kendi ruhunu bulabilmesini sağlayabilmektir...
İpek saçlar, pembe topuklar, ince bel değil, bütün bunların içerisinde bir hanımefendi olabilmeyi başarabilmektir.. ama yeri geldiğinde küfür etmeyide kılıfına uydurabilmektir.
Kadın olmak; sadece alışveriş merkezlerine gidip ne bulduysa almak değil, erkeğine don kilot almasını, gömlek ve ayakkabı numarasını bilmektir.... Sadece kendi giyiminden sorumlu olup kendini giydirmek değil, zevki onu giydirecek kadar uyum ve uyumsuzluğun ne olduğunu bilmektir.
Çok klasik belki ama Kadın olmak; Kuru fasulyenin yanına tereyağlı pilavı kondurabilmek ve salatasız yemeğe oturmamaktır.
Kadın olmak; huzurdur… eve giren huzurdur.. evden çıkan huzurun kokudur.
Kadın olmak; çok konuşmaktır…  ama anlaşılır olmaktır..
Kadın olmak; şımartılmayı hak etmek, istemek ve beklemektir.
Kadın olmak; hanım sultan olup sözü dinlenir olmaktır..
Kadın olmak; sımsıcak bir öpücüğün, tek bir sıcak dokunuşun ne olduğunu nelere değer olduğunu bilmektir.
Kadın olmak; öpüldüğünde aşk kokmaktır..
Kadın olmak; özel günlerde kocasından bir demet çiçek beklemektir.. hatırlanmayı istemektir.
Kadın olmak; evi çekip çevirdiği gibi, çocuklarını, kocasını çekip çevirmektir..
Kadın olmak; el üstünde tutulmayı hak ediyor olmaktır.
Kadın olmak; maalesef insan üstü olmak, çabalamak, sürekli kendini kanıtlamak zorunda olmaktır…

Beklemektir kadın olmak, kocasını, yavrusunu.. süresini bazen hiç bilmeden..
Fedakarlıktır kadın olmak,  kendinde olanı karşılıksız vermektir.
Yalnızlıktır kadın olmak, tek başına yolda yürüyebilmektir.. kalabalıklar içinde..
Affetmektir kadın olmak, şefkati yüreğinde hissederek…
Ağlamaktır kadın olmak, göz yaşını gizleyerek…
Yorulmaktır kadın olmak, hayatlarındakilerin peşinden koşarak ömrünü vermek…
Anlayana aslında çok şey kadın olmak….
Kadın olmak anlaşılmayı ve hak verilmeyi istemektir.
Kadın olmak sevgidir, umuttur… yarınlardır…
Kadınlar Gününüz Kutlu Olsun.:)

 Not: Kadın olmak, şu anda kocasından gelen mailde ‘hayatım seni ve oğlumuzu çok seviyorum’ mesajını alıp dünyayı umursamamaktır.:)


Füsun GÜLTEN ERALP