En çok Merak Edilenler

8 Mart 2012 Perşembe

Kadın Olmak,...

Dünya Kadınlar Günü….
Kadın olmak deyince;  aklıma ilk gelen şey…. Zor… çok zor olduğu….
Evet bir sürü güzel yanı var. Tek tek yazacağım ama… aklıma ilk gelen neden bu?
Kadın olmak; çok özel bir duygu… başka bir mertebe…
Kadın olmak; çok güzel.. çok müthiş… çok şerefli bir şey… kadın olmak çok şey…

Kadın olmak… ben kadınım diyebilmek ve bununla gurur duyabilmek…
Diyemeyen hıçkırıkları boğazlarında düğüm olup orada hapis olan kelimelerle yaşamak zorunda olan  kadınlar var hala…
Küçükken kadın olmak, kız olmak ayıptı…  3 kardeşin üçününde kız olması… anneme yine kız doğurdu diye … sarf edilen cümleler.. yüreklere dağlanan anlamsız bakışlar…
Babamın erkek olsaydınız şunları yapardıkla başlayan cümleleri… kız olduğumuz için alamadığımız izinler, çıkamadığımız geziler…  babamla gidemediğim Balık gezileri… erkek olsaydım götürürdü beni.. Balığa gitmek… ve o Balığa babamla hiç gidememek…
Biz yine de özgür kızlardık.. ve özgür kadınlar olduk… ama kadının özgürlüğü bile kendi içinde hapis… kadın kendi özgürlüğüyle bile savaşmak zorunda…
Kadın olmak; 'çocuk da yaparım, kariyer de yaparım' diyerek, yoğurdu evinde mayalarak… modern bir şekilde saçını süpürge ederek.. kendi özgürlüğünü yok etmektir…
Ama tüm bunlara rağmen bununla gurur duyan… kocasının ve yavrusunun tek bir gülümsemesiyle dünyalar onun olan varlıktır.
Kadın olmak kendinden vazgeçebilmektir..
Kadın olmak;
Doğuran, hayat veren, çocuk büyüten, yetiştirendir…
Hayat bizim ellerimizde yetişiyor… bizim ellerimizde yeşeriyor.. filizleniyor…
Hayat bizimle başlıyor… Hayat bizimle özel… bizimle güzel…
Biz varsak Hayat anlamlı, yaşamaya değer…
Kadın olmak zor… çünkü tek bir kelime ile bitmiyor..
Mesela sadece güzel olmak demek değil, gördüğünde o güzelliğin içinde erkeğin kendi ruhunu bulabilmesini sağlayabilmektir...
İpek saçlar, pembe topuklar, ince bel değil, bütün bunların içerisinde bir hanımefendi olabilmeyi başarabilmektir.. ama yeri geldiğinde küfür etmeyide kılıfına uydurabilmektir.
Kadın olmak; sadece alışveriş merkezlerine gidip ne bulduysa almak değil, erkeğine don kilot almasını, gömlek ve ayakkabı numarasını bilmektir.... Sadece kendi giyiminden sorumlu olup kendini giydirmek değil, zevki onu giydirecek kadar uyum ve uyumsuzluğun ne olduğunu bilmektir.
Çok klasik belki ama Kadın olmak; Kuru fasulyenin yanına tereyağlı pilavı kondurabilmek ve salatasız yemeğe oturmamaktır.
Kadın olmak; huzurdur… eve giren huzurdur.. evden çıkan huzurun kokudur.
Kadın olmak; çok konuşmaktır…  ama anlaşılır olmaktır..
Kadın olmak; şımartılmayı hak etmek, istemek ve beklemektir.
Kadın olmak; hanım sultan olup sözü dinlenir olmaktır..
Kadın olmak; sımsıcak bir öpücüğün, tek bir sıcak dokunuşun ne olduğunu nelere değer olduğunu bilmektir.
Kadın olmak; öpüldüğünde aşk kokmaktır..
Kadın olmak; özel günlerde kocasından bir demet çiçek beklemektir.. hatırlanmayı istemektir.
Kadın olmak; evi çekip çevirdiği gibi, çocuklarını, kocasını çekip çevirmektir..
Kadın olmak; el üstünde tutulmayı hak ediyor olmaktır.
Kadın olmak; maalesef insan üstü olmak, çabalamak, sürekli kendini kanıtlamak zorunda olmaktır…

Beklemektir kadın olmak, kocasını, yavrusunu.. süresini bazen hiç bilmeden..
Fedakarlıktır kadın olmak,  kendinde olanı karşılıksız vermektir.
Yalnızlıktır kadın olmak, tek başına yolda yürüyebilmektir.. kalabalıklar içinde..
Affetmektir kadın olmak, şefkati yüreğinde hissederek…
Ağlamaktır kadın olmak, göz yaşını gizleyerek…
Yorulmaktır kadın olmak, hayatlarındakilerin peşinden koşarak ömrünü vermek…
Anlayana aslında çok şey kadın olmak….
Kadın olmak anlaşılmayı ve hak verilmeyi istemektir.
Kadın olmak sevgidir, umuttur… yarınlardır…
Kadınlar Gününüz Kutlu Olsun.:)

 Not: Kadın olmak, şu anda kocasından gelen mailde ‘hayatım seni ve oğlumuzu çok seviyorum’ mesajını alıp dünyayı umursamamaktır.:)


Füsun GÜLTEN ERALP



6 Mart 2012 Salı

Sevdiğin Kadar Sevilirsin...

Hayat Çok acımasız..
Zalimce bize yapılanlar, bize olanlar, uğradığımız haksızlıklar, başımıza gelenler...
Hal böyle olunca...
Herkese herşeye öfke biriktirmeye başlıyor insan... Kalbi kirleniyor... Aynadaki yüzü değişiyor.
Farklılaşıyor, ötekileşiyor...
Kendinden uzaklaşıyor... ve eğer kısa zamanda fark etmezse bunu kendine bir daha geri dönemiyor...
Ben kendimi kaybetmemeye çalışıyorum...
Savaşıyorum...
Kendimle mücadele ediyorum...
Kendimle konuşurken tesadüf Can Yücel'in bu şiirini okudum...
Okuyunca hafifledim sanki...
Bu cümle çarptı beni...
'Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü.. '

Hayat bizi farklılaştırıyor... önüne geçemiyoruz bunun ama mücadeleden vazgeçmemiz lazım.
Bu şiir bana iyi geldi umarım size de iyi gelir.
Sevmekten vazgeçmeyin:)


HERŞEY SENDE GİZLİ

Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,

Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...

Can YÜCEL
Alıntıdır.